main-board

Nurşani Ailesi Hakkında Herşey

21/5/2007 - Aşık Ali Nurşani

 

2 Şubat 1959'da İslahiye'nin Sakçagözü köyünde doğdu. Asıl adı Ali Ayhan'dır. Köyüne gelip giden aşıklardan etkilenerek 10 yaşlarında bağlama çalmaya başladı. Ayrıca bağlama öğrenmesinde babasının da etkisi ve yardımı oldu.

1972-73 yıllarından itibaren şiir yazmaya da başlayan Aşık Nurşani, daha sonra Aşık Mahzuni ve başka birçok aşıkla birlikte çeşitli turnelere katıldı. İlk plağını aynı yıllarda doldurdu.

Aslında mahlas olarak kendisine verilen Hürşani, yanlışlıkla ilk plağına Nurşani olarak yazıldı ve öyle de kaldı.

1979 yılında yine Aşık Mahzuni'yle birlikte konser vermek üzere gittiği Almanya'ya yerleşti.

Şiirlerinde toplumsal sorunlardan sevgiye hemen her türlü konuyu işleyen Aşık Nurşani, ayrıca "Barak Ağzı" türkülerin yorumunda da usta sanatçılardan biri olarak bilinir.
Bugüne dek yaklaşık 500 şiir yazdı. Bunların 120 kadarını besteleyen Aşık Nurşani'nin türküleri çeşitli sanatçılar tarafından da okunmaktadır.

Bugüne dek çeşitli biçimlerde yaklaşık 25 kadar kaseti çıkan Aşık Nurşani'nin şiirlerinin bir bölümünü topladığı yayına hazır bir kitap çalışması bulunmaktadır.

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

21/5/2007 - Aşık Nurşani'nin tüm şiirleri ilk kez yayımlanıyor..

 

İstersen

Ne kefen isterim ne de bir tabut
Ben öldükten sonra yakın istersen
Değişik bir madde olur kalırım
Açıp mezarımı bakın istersen

Ben insan doğmuşum bundan hakka ne
Doğadan senaryo hakka şaha ne
Öte dünya varmış bir de daha ne
Delinin birisi takın istersen

Üfledim ötmedi elin düdüğü
Geçemedim engelleri gediği
Bana çirkin elin güzel dediği
Bir de benim gözle bakın istersen

Nurşani insanlar doğar da ölür
Bir varlık ölünce bir şekil alır
Her neden korkarsan başına gelir
Tüm zaman zarfında sakın istersen

 

Bakışın

Ela göz üstünde kaşın yay gibi
Atar beni talan eder bakışın
Ülkeler fethetmiş bir kral gibi
Elden ele salan eder bakışın

Gözlerin ateştir kirpiğin oktur
Benim gibi sana kavrulan çoktur
Hikmet eyle hikmetini görüktür
Açıp açıp solan eder bakışın

Gül cemalin aydır kaynatır kanım
Elim kolum titrer tutmaz bir yanım
Ecel döşeğinde kalan o canım
Bunca ömrüm yalan eder bakışın

Nurşani'yem yar elinden yoruldun
Ne söyledim yar ben sana darıldın
Yıllar yılı önce sevdin vuruldun
Yerden yere çalan eder bakışın

 

Kaldı

Gökyüzü yırtıldı umman delindi
Şurada dünyanın kaç günü kaldı
İnsanlığın adı bir bir silindi
Gayrı halimizin aç günü kaldı

Hoyratı söylersen derler mi gazel
Güzel seven gözle görünür güzel
Namussuzu kimse sevmezdi ezel
Şimdi başımıza taç günü kaldı

Rüşvetin adını yaptık hediye
Kızıyorlar neden almadın diye
Hakime savcıya hem de kadıya
Kervancı yolunda baç günü kaldı

Küçük durma cüce diye ezerler
Etrafına düşman tabur dizerler
Kuruluysa düzenini bozarlar
Şimdiki zamanın güç günü kaldı

Nurşani'yem sorgum varsa sorulur
Hesabım da defterim de dürülür
Hakkın kuvvetine o gün varılır
Cehennemde yanan sac günü kaldı

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

<- Son Sayfa :: Sonraki Sayfa ->

Hakkımda

Nurşani Ailesi Hakkında Herşey Bu Blog'ta Olucaktir

Bağlantılar

Ana Sayfa
Profilim
Arşiv
e-posta

Kategoriler

Arkadaşlarım